TL;DR
Bireysel Başvuru Nedir?
Bireysel başvuru, Anayasa'da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve ek protokolleri kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvurudur. Anayasa m.148 ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m.45-51 bu yolu düzenler.
Bu yol, 7 Mayıs 2010 tarihli anayasa değişikliği ile getirilmiş ve 23 Eylül 2012'den itibaren fiilen uygulanmaya başlamıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) modelinden esinlenen bu yol, iç hukukta temel hak ihlallerinin önemli bir güvencesini oluşturur.
Başvurunun Amacı
Bireysel başvuru:
- Temel hak ve özgürlüklerin korunması: Anayasa ve AİHS ortak alanındaki haklar.
- İç hukuk yollarının tamamlanması: AİHM'e başvurudan önce tüketilmesi gereken son iç hukuk yolu.
- Yargı kararlarının AİHS'e uygunluk denetimi: Mahkeme kararlarının da incelenmesi.
- Devlet sorumluluğu tespiti: İhlal tespit edilirse tazminat ve diğer yaptırımlar.
Kimler Başvurabilir?
Gerçek Kişiler
Türk vatandaşı veya yabancı gerçek kişiler, kişisel olarak menfaatleri ihlal edilen kim varsa başvurabilir.
Tüzel Kişiler
Özel hukuk tüzel kişileri başvurabilir. Ancak:
- Kamu tüzel kişileri başvuramaz (devlet, belediye, üniversite vs.),
- Yalnızca özel hukuk tüzel kişilerine tanınan haklar ihlal edilmişse mümkündür.
Başvuru Ehliyeti
- Yaş bakımından sınır yok; küçükler de velileri aracılığıyla başvurabilir.
- Kısıtlılar yasal temsilcileri aracılığıyla.
- Avukat aracılığıyla veya bizzat başvuru mümkün.
İncelenebilecek Haklar
Anayasa m.148/3 gereği bireysel başvuruya konu olabilecek haklar, Anayasa ile AİHS'in ortak kesişim alanındaki haklardır:
AİHS Kapsamı
- Yaşam hakkı (AİHS m.2, Ay. m.17),
- İşkence yasağı (AİHS m.3, Ay. m.17/3),
- Kölelik ve zorla çalıştırma yasağı (AİHS m.4),
- Kişi özgürlüğü ve güvenliği (AİHS m.5, Ay. m.19),
- Adil yargılanma hakkı (AİHS m.6, Ay. m.36),
- Kanunsuz suç ve ceza olmaz (AİHS m.7, Ay. m.38),
- Özel hayatın gizliliği (AİHS m.8, Ay. m.20),
- Din ve vicdan özgürlüğü (AİHS m.9, Ay. m.24),
- İfade özgürlüğü (AİHS m.10, Ay. m.26),
- Toplantı ve örgütlenme özgürlüğü (AİHS m.11, Ay. m.33-34),
- Evlenme hakkı (AİHS m.12, Ay. m.41),
- Mülkiyet hakkı (Ek 1 No.lu Protokol m.1, Ay. m.35),
- Eğitim hakkı (Ek 1 No.lu Protokol m.2, Ay. m.42),
- Seçme ve seçilme hakkı (Ek 1 No.lu Protokol m.3, Ay. m.67),
- Ayrımcılık yasağı (AİHS m.14, Ay. m.10).
Başvurunun Şartları
1. İç Hukuk Yollarının Tüketilmiş Olması
Bireysel başvuru son çare niteliğindedir. Başvuran, olağan iç hukuk yollarını (istinaf, temyiz, itiraz) tüketmiş olmalıdır. Etkisiz olduğu açık yolların tüketilmesi aranmaz; ancak belirsizlik halinde tüketmek daha güvenlidir.
2. Süre
30 gün içinde başvuru yapılmalıdır (Anayasa m.148/3, 6216 m.47/5). Bu süre:
- Olağan başvuru yolları tüketildiğinde kesinleşen kararın tebliğ tarihinden itibaren başlar,
- Uygulanmayan iç hukuk yolu varsa ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren,
- Hak düşürücü süredir; mücbir sebep dışında uzatılamaz.
3. Güncel ve Kişisel İhlal
Başvuran güncel ve kişisel bir hak ihlaline uğramış olmalıdır. Sorunsuz soyut başvurular, gelecekte olası ihlaller için başvuru kabul edilmez.
4. Kamu Gücü İhlali
İhlal kamu gücü tarafından yapılmış olmalı:
- Yasama işlemleri,
- İdari işlemler,
- Yargısal işlemler,
- İhmaller (hizmet kusuru).
Özel kişiler arası hak ihlalleri (hırsızlık, hakaret vs.) doğrudan bireysel başvurunun konusu değildir; ancak devletin bu ihlalleri önlememiş olması başvuru sebebi olabilir (pozitif yükümlülükler).
5. Önemlilik
Başvurunun anayasal açıdan önemli bir hak ihlaline dayanması gerekir. Mahkeme, konu değeri az veya şikayetin açıkça dayanaksız olduğu davalar için kabul edilemezlik kararı verebilir.
Başvuru Süreci
1. Başvuru Dilekçesi
- Başvurucu bilgileri,
- İhlal edilen haklar,
- Yapılan şikayet ve olaylar,
- Deliller,
- Tüketilen hukuk yolları.
Zorunlu Belgeler:
- Kimlik belgesi,
- İç hukuk yollarındaki kararlar ve belgeler,
- Harç ödeme (belirli miktar - 2025 için güncellenir).
2. Ön İnceleme
Mahkeme, başvuruyu kabul edilebilirlik açısından inceler:
- Süresi içinde mi?
- İç hukuk yolları tüketildi mi?
- Konu Anayasa ve AİHS kapsamında mı?
- Başvurucu sıfatı var mı?
Kabul edilebilirlik reddi kesin karardır.
3. Esas İnceleme
Kabul edilebilirlik uygun görülen başvurular esas yönünden incelenir:
- Tarafların görüşleri alınır,
- Belgeler incelenir,
- Deliller değerlendirilir,
- AİHM içtihatları dikkate alınır.
4. Karar
Kabul (İhlal Var):
- İhlal kararının tespiti,
- Gerekirse tazminat,
- Yargılamanın yenilenmesi kararı (ceza davaları),
- Ek tedbirler.
Ret: Başvuru reddedilir.
Dostane Çözüm (Settlement)
Devletin haklı gördüğü başvurularda, tarafların anlaşmasıyla dostane çözüme varılabilir; genellikle tazminat karşılığı başvuru düşürülür.
İhlal Kararının Sonuçları
Maddi Etki
- İhlal kararı tespit edilir,
- Tazminat ödenmesi,
- Durum düzeltilmesi (eski haline iade),
- Yargılamanın yenilenmesi.
İdari/Yasal Etki
- İdarelerin benzer uygulamaları durdurmak/düzenlemek zorunda kalması,
- Kanun değişikliği ihtiyacı,
- Mahkeme içtihatlarının yenilenmesi.
Yargılamanın Yenilenmesi
AYM ihlal kararı verdiğinde, bu karar ceza davasında yargılamanın yenilenmesi sebebidir (CMK m.311/f). Başvurucu, kesinleşmiş ceza hükmü aleyhine yargılamanın yenilenmesini talep edebilir.
Hukuk davalarında da yargılama iadesi veya iptal talebi mümkündür (HMK m.375).
AİHM ile İlişkisi
Bireysel başvuru, AİHM'e başvurudan önce tüketilmesi gereken son iç hukuk yoludur. AİHM, Hasan ve Eylem Zengin v. Türkiye ve diğer kararlarında AYM bireysel başvurusunu etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul etmiştir.
İhlal kararı alan başvurucu, memnun kalmazsa AİHM'e başvurabilir. AYM kararından itibaren 6 ay içinde AİHM'e başvuru yapılmalıdır.
İstatistikler ve Uygulama
2012-2024 arası AYM'ye yüz binleri aşan bireysel başvuru yapılmış; kabul edilebilir bulunanların büyük çoğunluğu adil yargılanma hakkı (AİHS m.6), kişi özgürlüğü (m.5) ve ifade özgürlüğü (m.10) gibi haklara ilişkindir. Özellikle 2016 sonrası uzun tutukluluk, ifade özgürlüğü ihlalleri ön plana çıkmıştır.
Tedbir Kararı
6216 sayılı Kanun m.49 gereği AYM, başvurucunun yaşam, vücut bütünlüğü veya sağlığı ciddi tehlike altındaysa tedbir kararı verebilir; devletten belirli bir tutum göstermesi istenebilir (sınırdışı etmeme, tedavi sağlama vs.).
Pratik örnekler
Bu kavramın gerçek hayatta nasıl işlediğini gösteren senaryolar.
Yasal dayanak
İlgili kanun ve maddeler. Uygulama içtihat ile birlikte okunmalıdır.
| Kanun | Madde |
|---|---|
| Türkiye Cumhuriyeti Anayasası | madde 148 (Bireysel başvuru) |
| 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun | madde 45-51 (Bireysel başvuru) |
| Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi | Tüm temel haklar |
| 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu | madde 311/f (İhlal kararı sonrası yargılamanın yenilenmesi) |
| 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu | madde 375 (Yargılamanın iadesi) |
Emsal kararlar
Yargıtay içtihatlarından seçmeler — içtihadın yönü hakkında fikir verir.
İfade özgürlüğünün ihlali davasında AYM, demokratik toplumda ifade özgürlüğünün önemi ve siyasi tartışma özgürlüğü çerçevesinde ihlal tespit etmiştir. Haksız mahkumiyet hükmünün ortadan kaldırılması için yargılamanın yenilenmesine karar verilmiştir.
Uzun tutukluluk ve kişi özgürlüğü ihlalinde AYM, tutukluluk koşullarının Anayasa m.19 ve AİHS m.5 standartlarını karşılamadığını tespit etmiştir. Tahliye ve manevi tazminata hükmedilmiştir; ancak bu karar siyasi boyutu nedeniyle uygulamada tartışmalara yol açmıştır.
Bireysel başvuruda süre hesaplaması bakımından iç hukuk yollarının tüketildiği tarihin belirlenmesi önemlidir. Tebliğ tarihi esas alınır ve 30 günlük süre hak düşürücü niteliktedir. İstisnai durumlarda mücbir sebep kabul edilebilirse de bu çok dar yorumlanır.
İlgili terimler
Bu kavramla iç içe geçen diğer maddeler.
Sık sorulan sorular
Bu kavram için en sık merak edilen noktalar.
Uzman avukatla görüş
iAvukat dizininde bu alanda çalışan, doğrulanmış avukatlardan randevu al.